Kırmızı renkli yazılar Latin alfabesi ile Kuran’ı Kerim;
Mavi renkli yazılar değişik hocaların Mealler;
Siyah renkli yazılar benim bu meallerden anladıklarım;
——————————————-
(Şiddetli ses) (Resmi Mushaf: 101 / İniş Sırası: 30)—
Bu surede, yaşanılan yerin son bulması, bölgesel kıyameti ve o kıyametin şiddetli patlamalarını anlatılıyor. Ondan kurtulanlar ve kurtulamayanların sonundan bahsediyor. Nükleer patlamalar
Yeni kelimeler, Karia (şiddetli patlama), Haviye (eriyik madenlerin içi)
Bismillahirrahmanirrahim
1-El-kâri’a(tu)
-O şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket
-O Kaaria, o şiddetli ses çıkararak çarpan.
-Nedir Kaaria?
Çarpan (Kaari’a) olay
(Yeni bir kelime daha öğreniyoruz)
2-Mâ-lkâri’a(tu)
-Nedir o şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri kopacak felaket?
-Nedir kaari’a?
-Nedir apansız gelen bu felaket!
Nedir bu Karia.
(Çok sesli bir patlama, nükleer bir patlama)
3-Vemâ edrâkemâ-lkâri’a(tu)
-Ve ne bildirdi sana, nedir o şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket
-Sana o kaaria’yı bildiren nedir
-Kaaria’nın ne olduğunu sana bildiren nedir?
Kaaria’nın geleceğini nasıl anlayacaksın.
(O sesten önce gelen bazı işaretler olması lazım. O işaretler neler acaba. Sesten önce ışık olabilir mi.)
4-Yevme yekûnu-nnâsukelferâşi-lmebśûś(i)
-O gün, insanlar, kendilerini ateşlere atan, dağılıp uçuşan pervanelere benzerler
-İnsanların, ‘her yana dağılmış’ pervaneler gibi olacakları gün
-O gün insanlar, çırpınarak yayılmış pervaneler gibi olurlar.
O patlamanın tazyiki ile insanlar uçuşacak. Kol bacak hepsi ayrı yerlere uçacak. Patlamanın şiddetinden paramparça olacaklar
5-Ve tekûnu-lcibâlukel’ihni-lmenfûş(i)
-Ve dağlar, atılmış renkli pamuklara döner
-Dağların atılmış renkli yünler haline geldiği gün, çarpma ve çarpışma günüdür
-Dağlar, didilmiş renkli yün gibi olur.
O kadar kuvvetli bir patlama ki, dağlar bile parçalanacak. Toz duman olacak.
6-Fe-emmâ men śekuletmevâzînuh(u)
-Artık kimin ki terazilerindeki tartısı ağır gelir
-Artık o zaman iyiliklerinin tartısı ağır basan,
-İşte o gün tartıları ağır basan kişi,
İşte o zaman tartıları ağır basan kişi
7-Fehuve fî ‘îşetinrâdiye(tin)
-O, hoşnut, razı bir geçimdedir.
-Kendisini mutlu bir hayatın içinde bulacak
-Evet o kişi, hoşnutluk verici bir yaşayış içindedir.
Onlar kurtulmuş, hoşnut haldedirler.
8-Ve emmâ men ḣaffetmevâzînuh(u)
-Kimin de tartıları hafif gelirse
-Kimin de iyiliklerinin tartısı hafif gelirse
-Tartıları hafif çekeninse,
Tartıları hafif gelenler ise,
9-Fe-ummuhu hâviye(tun)
-Onun, ana kucağı gibi sığınacak yeri, ana yurdu, cehennem uçurumudur
-Artık onun da anası (son durağı) ‘haviye’dir (uçurum).
-Anası, Haviye’dir.
Anası Haviyedir.
(Düşeceği yer eriyik madenlerin içidir. Nükleer reaksiyonların içidir -radyasyon-)
10-Vemâ edrâkemâhiyeh
-Ve ne bildirdi sana, nedir cehennem uçurumu
-Bilir misin nedir o cehennem uçurumu
-Onun ne olduğunu sana bildiren nedir?
Sen nerden bileceksin onun nasıl bir şey olduğunu.
11-Nârun hâmiye(tun)
-O, pek kızgın bir ateştir
-Kızgın ateştir, Cehennem’dir.
-Kızışmış bir ateştir o.
Bir nevi ateştir. Değişik bir ateştir. Tahmin ve hayal edemeyeceğin kadar şiddetli bir ateştir. Reaksiyonlardır. (Radyasyon)
